Kadriya Orazbayevna Temirbulatova (Terekli-Mekteb, 1948 -1979)

Kadriya Orazbayevna Temirbulatova (Terekli-Mekteb, 1948 -1979)
Kadriya Orazbayevna Temirbulatova 1948 yı­lında Nogay rayonunun Terekli-Mekteb köyünde doğdu. Köy orta okulunu bitirdikten sonra, Ma- haçkala Eğitim Enstitüsüne girdi. Daha sonrra gönlünü sanatın gücüne kaptırıp Moskova’ya gitti. Eğitim Enstitüsünü bırakıp’, M. Gor’kiy adlı Ede­biyat Enstitüsüne girdi ve burayı başarıyla bitirdi. Kadriya küçüklüğünden itibaren halk edebiyatını çok sevmiştir. Şiirlerini “Şölîik Mayagı” ve “Lenirı Yolı” gazetelerinde yayımlamıştır. Şiirleri Rus,
Kumuk, Avar ve başka milletlerin dillerine çevrilip, Dağıstan’da çıkan çeşitli gazetelerde, dergilerde yayımlanıp çıkmıştır. Kadriya Orazbayevna Temirbulatova – Nogay dilinde “Tavdanıldan baslanadı”(1971), “Sokpakyolga ımtılsa” (1972), “Yaşlık yırlan” (1973), “Hayran” (1978), Rus dilinde “Aydın külemsirevi” (1975), “Sak- langan yuldızlar” (1977) isimli kitapların yazarıdır. Kadriya Orazbayevna Temirbulatova 1979 yılında ölmüştür.
ŞİİRLER
TAV DANILDAN BASLANADI Kim aytadı tav baslana örden dep, Tav baslana örden dep kim aytadı?! Bulay küyde ay tatagan insanlar, Akıykattı, kertilikti mutadı Kişkey tas ta, ullı değen tavlar da, Tüz kozgalsa, tuz ben birge kozgalar, Tüz buzılsa, tüzde turgan bavlar da, Han kelpetli ullu tav da buzılar Aylansak ta, aldansak ta, netsek te. Bu aytılgan tınla kerti sözlerge. Tav örlerge ımtıladı danıldan, Imtıladı danıldan tav örlerge.
DAĞ BOZKIRDAN BAŞLAR Kim söylüyor dağ başlar yamaçtan diye, Dağ başlar yamaçtan diye kim söylüyor?! Bu tonda söyleyen insanlar, Hakikati, doğruyu unutur. Küçük taş da ulu dağlar da, Yer depreşse, yerle birlikte depreşir. Yer bozulsa, yerdeki bahçeler de, Han heybetiyle ulu dağ da bozulur. Dolaşsak da, aldansak da, ne etsek de, Dinle söylenen bu doğru sözleri. Dağ yamaçlara hareket eder bozkırdan, Hareket eder bozkırdan dağ yamaçlara.
ATAYURTIM Türli oylar âketedi alıska – Eldi kezip men bolganman köp yakta. Ama yürek talpmadı tek sağa, Oylarım da, ata yurtım, sen akta. Âsiretpen senin issi yazma, Şöl kezip yürgen dombıra sazına, Ata yurtım, âsiretpen tek sağa. Ala kaptal kiyip üstine, şölim, “Kara altm” tös tüymeler ilesin. Seni sonda sıluv kızday men körip Oylarımda sen sol kızday yüresin. Kaysı yurtta, kaysı elde bolsam da, Ata yurtım, sagımşlı sen mağa. Seni körmey, alış bolıp kalsam da Yürek tamir ata yurtka asığa.
ATA YURDUM Türlü düşünceler alıp götürür uzağa İli gezip bulundum ben çok yerde. Ama yürek çarpar tek sana, Düşüncelerim de ata yurdum senin için. Hasretim senin sıcak yazına, Çöl gezip giden dombıra sazına, Ata yurdum, hasretim tek sana. Ala kaptal giyip üstüne çölüm, “Kam altın ” döş düğmelen takasın. Seni orada güzel bir kız gibi görüp ben Düşüncelerimde sen o kız gibi yürürsün. Hangi yurtta, hangi ilde olsam da, Ata yurdum, özlenensin sen bana. Seni görmeden, uzakta olup kalsam da, Yürek daman ata yurduna acele eder.
BAVDA
BAHÇEDE
Tangı şakta, bavdı kezip yürgende Tamşı tüsti kızıl güldey ayama. Ottay yağıp, kamışıday şalındı Sol tamşıdın paşmanlıgı yanıma. Kızıl güldin boyı birden iyildi, Tagı tamşı ak ayama şanşıldı. Gül sözine özi birden tüyildi, Soravımda sol tamşı man yanşıldı. “Atsız bâtir yata menim koynunda – Yuvıklarga dayımga ol yoyılgan. Köresifime başka güller ayandı Küydirtpeydi köz yaslanman.
ANAMNIN KOLLARI Berşi anam, mağa eki kolındı, Eki aybat âlemettir bu kollar. Men bilemen – yüzlegen em mınlagan Baslardan da akıllıdır köp olar. Men bilemen – yüzlegen em mınlagan Yüreklerden râhimlidir bu kollar. Yoysam kollar – yollanırının ahırın Kütip turgan yabılarlar kapılar. Oh, anaşım, berşi mağa kolların, Aybatlıktm ispatıdır âlemet kollar. Rahatlık yok yüreğimde, Tmışlık yok şarkımda, Navasızlık kadaladı Artımda em aldımda. Anlamağa süyemen men Paşmanlıgın yamgırdm, Tanıtınız siz mağa Küygenlerdi kaygıdan, Anlamağa süyemen men Süygenlerdifl süyüvin, Dosm yoyıp yalgız kalgan Yalgızlardm küyüvin. Süyemen dep ay taganda Katı boldım arada, Yanlı yanga tas yürekte Berilemedunıyada? Ama körip yapıraktın
Tan vaktinde, bahçeyi gezip yürürken Damla düştü kızıl gül gibi avcuma. Ateş gibi yakıp, kamçı gibi çalındı O damlanın pişmanlığı canıma. Kızıl gülün boyu birden eğildi, Yine damla ak avcuma girdi. Gül sözüne kendi birden düğümlendi, Sorumda o damla ile ezildi. “Adsız kahraman yatıyor benim koynumda – Yakınlara her zaman o kaybolur. Görüyor musun başka güller avcunu Yakmaz göz yaşlan ile.
ANAMIN ELLERİ Versene anam, bana iki elini, İki heybetli mucizedir bu eller. Ben bilirim – yüzlerce ve binlerce Başlardan da çok akıllıdır onlar. Ben bilirim – yüzlerce ve binlerce Yüreklerden bağışlayıcıdır bu eller. Kaybetsem eller – yollarımın sonunu Bekleyen kapılar kapanırlar. Oh, anacığım, versene bana ellerini, Heybetliliğin ispatıdır bu mucize eller. Rahatlık yok yüreğimde, Sükunet yok bedenimde, Anlamsızlık saplandı Ardımda ve önümde. Anlamak istiyorum ben Pişmanlığını yağmurun Tanıtınız siz bana Yananları kaygıdan. Anlamak istiyorum ben Sevenlerin sevgisini, Dostunu kaybedip yalnız kalan Yalnızların yanmasını İstiyorum diye söylediğimde Katı oldum arada. Canlı cana taş yürekte Verilir mi dünyada ? Ama görüp yaprağın
Küzgi mezgil tüskenin, Neşe kere köz yaslanıp Kürsindim men kürsindim. Rahatlık yok yaşavımda, Tmış enmey yüzimde, Neşik baskadı anlayım? Anlamayman özimdi. “Yalgızım, yok, yalgızım yok, yalgızım… Yalgızlıkka yandı satkan keseden, Ketemen men ündemegen aspanga, Yasırmayman süygen edim neşe de. Tek yalgızım yolıkpadı bir sama, Ketemen men ündemegen aspanga, Âzi yolı – boray yuldız şanı man. Âdemlerdin arasmda anlagan Yandaşım yok yade men anlamayman. Âzi yolı boray yuldız şafu man, Tüpsiz aspan közlerimdi sorıydı, Sorıp ala solardın tan yıluvm. Tek eş ızsız bir zatta yok bolmaydı. ? Bizim rasuv aldıda di, ak kuvım. Ak kuv bolıp kaytsan sen bu dumyaga. Men bolarman tamşısı kök köl suvının – inan mağa, biz ketemiz kaytpaga… YÜREĞİMMENİM Üyretilmegen attay menim yüreğim, Tınlamaydı ol akıllı oylarga. Algasamamz siz om tısavlap Yibermege köp yürilgen yollarga, – Yiberifüz avlaklarga, tavlarga Tek tısavdı akalgaysız, tileymen, Kıynasa da, süyinişke ol yetse, Kanın sürtip süyiner ol bilemen. Mungayganda ayamamz, yuvıklar, Talşıksm ol, em tırtıssın kaygıdan. Eğer süyse, esti yoyıp ol süysin, Esirgendey en de iygi sağırdan. Tek yuvıklar, yürek birden umıtsa Dirildevin, telezüvin süyimnifi, Tek yuvıklar, yürek birden umıtsa Kaygırganda neşik insan küygenin, Sonda mennen suvırgaysız yürekti-
Güz mevsiminde düşüşünü, Kaç kez gözüm yaşarıp İç geçirdim ben iç geçirdim. Rahatlık yok hayatımda, Sükunet inmiyor yüzüme, Nasıl başkasını anlayım ? Anlamıyorum kendimi. “Biriciğim, yok, biriciğim, yok, biriciğim. Kadriya Yalnızlığa canı satan geceden, Gidiyorum ben ses vermeyen asumana, Saklamıyorum, sevmiş idim kaç kez, Tek biriciğim karşılaşmadı bir kez bile. Gidiyorum ben ses vermeyen asumana, Hacı yolu – boray yıldız tozuyla. İnsanların arasında anlayan Candaşımyok ya da ben anlamıyorum. Hacı yolu – boray yıldız tozuyla, Dipsiz asuman gözlerimi soruyor Sorup (emip) alıyor onların tan sıcağını. Tek hiç sonsuz bir şey de yok olmaz. Karşılaşmamız yakında, ak kuğum. Ak kuğu olup dönsen sen bu dünyaya. Ben olurum damlası gök göl suyunun – İnan bana biz gidiyoruz dönmeye… NASIL GİDER SEVENLER Ücra yerlere yaz gelir ışıldayıp – Güllerinden güzel küme düzerler. Güzel gül gibi gençliğimde kaybettiğim Biriciğimi kimler çıkıp ararlar? Canlı güzü gelir kırlara – Kızıl meyve avcunda tutar. Yarım gezen yad ellerin yağmuru Sıfatımı gözyaşları ile ıslatır. Uçsuz bucaksız ak bozkırda koşuşup, Oynayıp büyür iğdiş tekeler. Ak bozkırını kaybeden geyik yavrusu gibi Bunlu canım şimdi kimi okşar? Pişmanlık duyanlar, duysunlar ömürde, Pişman olacak hiç bir şey de yapmadım. Bu hayatta bulurken kaybetmeyi Kaybetmenin ne olduğunu bilmedim… Biriciğim yok, biriciğim yok, biriciğim…
Toktasınşı uruvlan ayada. Em bir kere berilse de tısavga Taslagaysız bılaktırıp kayağa. Gamzathanga Küntuvarda kün tuvmaydı zamansız, Künbatarda kün batpaydı zamansız, Yahşi yok dep aytpayman bu dunıyada, Tekbolmaydı eken dunıya yamansız… Zaman yetpey tuvmaydılar âvletler, Zaman yetpey atılmaydı tav suvlar, Zaman yetpey kunmaydı tenizler. Bu dunıyada bolmay bir zat zamansız, Bolmay bir zat zamansız bu dunıyada. Tek zamansız kele yerge şairler, Zamansız da taya olar dunıyadan… Sıpırası sıyga tolgan toy üyde Tentirekşip teren sırlar tökpeniz. Şarab suvday ârüvlikten ayınıp, Kılıksızdan kalgan ızlar öppeniz. Smalmagan taylar mingen neşevler Afirak yolda tefüerinnen köp kalgan. Tek sınaska sav ömir bagıslagan- Ayt, yuvıgım, ahırında ne tapkan? Yüregimnin seklerin men kurayım, O yürek, dombıram menim oynaşı! Köp tünlerde uykı yoyıp men yazgan Yırlarımnın en iygisin saylaşı. Yürek sekler zamrdaydı, anların Tolkınlaskan tenizdey ol tögedi. Em öz sesim bek yigersiz kız kimik Yürek sazga yırlarımdı egedi. Sesim menim! Uyalşafi kız, basındı Köterşi sen, künnen künge berkişi. Yırlaganda bil-bil kustıfi kasında Yigerlenip, bil-bil men dep küresşi. Yır yazbaga süyetagan oylarım Zanıratıp yürek sekte oynaydı. Tek öz sesim, menim kişkey bil-bilim Oylı bolıp asta-akırın sarnaydı.
Diyen düşünceler batarlar yüreğe, Sevenler sevdiklerini incitip Nasıl gider yaz başında uzağa?.. Gamzathan ’a Doğuda gün doğmuyor zamansız, Batıda gün batmıyor zamansız, İyi yok demiyorum bu dünyada, Tek olmazmış dünya kötüsüz… Zamanı yetmeden doğmuyor evlatlar, Zamanı yetmeden atılmıyor dağ suları, Zamanı yetmeden kurumuyor denizler. Bu dünyada olmaz (hiç) bir şey zamansız. Olmaz (hiç) bir şey zamansız bu dünyada. Tek zamansız gelir yer(yüzün)e şairler, Zamansız da çekip giderler onlar dünyadan..
Sofrası saygıyla dolan düğün evinde Dolaşıp derin sırlar dökmeyin. Şarap suyu gibi iyilikten ayüıp, Suratsızdan kalan izleri öpmeyin. Sınanmamış taylara bindi niceleri Geniş yolda arkadaşlarından çok kaldı. Tek sınamaya bütün ömrü bağışlayan – Söyle, dostum, sonunda ne buldu? Yüreğimin sınırlarını ben kurayım, O yürek, dombıram benim oynaşana! Çok geceler uykusuz kalıp yazdığım Şarkılarımın en iyisini seçsene. Yürek sınırları söylüyor melodilerini Dalgalanan deniz gibi döküyor. Ve kendi sesim çok yüreksiz kız gibi Yürek sazına şarkılarımı ekiyor. Sesim benim! Utangaç kız, başını Kaldırsana sen, günden güne kuvvetlensene. Şarkı söyleyince bülbül kuşunun karşısında Yüreklenip bülbül benim diye güreşsene. Şarkı yazmayı seven düşüncelerim Söyleyip yürek sınırında oynuyor. Tek kendi sesim, benim küçük bülbülüm Düşünceli, yavaş yavaş şakıyor.
BAGISLAV
BAĞIŞLAMA
Kögelendi Uyalagan kiyiktey, Ne parahat Y ata bu tün avılım, Sırttan esken Âylezidey yelemik, Yelpildete Basımdagı yavlıgım. Oylarım da Dârbilerdey tırkırap, Dörtte yakka Kezinmege kettiler. Kökten yerge Kümis suvlar kuyagan. Yuldızlar da Yesir meni ettiler. Yesir etip Aldı meni bu tınlık. Rahat yaydı Nava yoygan danama. Şöl güllerdin Rânleri alavınnan Ne hayranga, Tamaşaga kalaman. Belden kelgen Biydaylarga kiremen, Sabaklar man Barınaklarım habarlay. Biyday tüsli Men toylarda kiyermen. Altın sabak Nagıslangan kabalay. Buvınıma Sine menim rahatlık. Buvınıma Râhimlik sine menim. Tek yurtma Kaytip kelgen insanlar Taba eken Kerti rahat könline. Ayhay, seni Saylap algan sakaday Kespim meni Köp yollarga tapşırgan.
Otlan Çalan geyik gibi, Ne rahat Yatıyor bu gece köyüm. Arkadan esen Kurnazca hafif rüzgar, Savunun Basımdaki örtümü. Düşüncelerim de Gezici keşişler gibi dolaşıp, Dörtte ortalığı Gezinmeye gittiler. Gökten yere Gümüş sular döktü. Yıldızlar da Beni esir ettiler. Esir edip Aldı beni bu sessizlik. Rahat verdi Rahatını kaybetmiş tenime Çöl güllerinin Renklerinin alevinden Ne hayranlığa, Hayrete düşüyorum. Beli aşmış Buğdaylara giriyorum, Sapları ile Parmaklarım sohbet ediyor. Buğday renkli Ben düğünlerde giyerim Altın sap Destelenmiş buket gibi. Eklemlerime Siner benim rahatlık. Eklemlerime Bağışlayıcılık siniyor benim. Tek yurduna Dönüp gelen insanlar Buluyormuş Gerçek rahat gönlüne. Ayhay, seni Seçilmiş endamlı Kaderim beni Çok yollara emanet etti.
Körgenimdi Kelip yurtka aytkanda Bulay tünde Yurtım ayan aştırgan. Karagustın Könili kökte bolsa da, Ol yerdegi Uyada yüreği men. “Kızım!” desen, “Buyır!” – dep uşıp turgan Ne yerde de Men avılım seni men!
Gördüğümü Gelip yurda söylediğimde Böyle gecede Yurdum ayan-beyan açtırdı. Kartalın Gönlü gökte olsa da, 0 yerdeki Yuvada yüreği ile. “Kızım ” desen, “Buyur” deyip uçup duran Ne yerde de Ben köyüm seninle.
DOSLAR YOY AMAN Kanatınnan kuşlar kuşm yoyganday, Köp doslardı yollar boyda yoyganman. Közden taygan doslarımnın kısmetin Yüreğimde ne köp teren oylayman! Ayhay, seni, avazındı köterip Barmas edin azbarma dosınnm, Tek keterler mine değen doslarım Meni yetim ete yürip kasımnan… Derya dunıya ösiyetke kaldırıp Oyda bolmas ne yırakka kettiniz, Tögerekti bop-bos etip kaldırıp Ölgen doslar, nettiniz, siz nettiniz! Oh, ayasın yaşagandı tanirim Yuvıklardm mezarına baruvdan, Tan yürekti tanday aşıp yüregen Doslardan sofi yalgız bolıp kaluvdan, Siz ketegen Karanaga şam şırak Bolıp yansın menim ullı örmetim, Sav doslanm, azizlerim, sizden sofi Kalar kündi kuday mağa bermesin!
DOSTLAR KA YBEDİYOR UM Kanadından kuşların teleklerini kaybetmesi gibi, Çok dostları yol boyunca kaybettim. Gözden ıraklaşan dostlarımın kısmetini Yüreğimde ne de çok derin düşünüyorum. Haydi, seni, sesini yükseltip, Varmaz idin avlusuna dostunun, Tek giderler değerli dostlarım Beni yetim bırakarak yürüyüp yanımdan… Derya dünya vasiyete bırakıp Akla bile gelmez ıraklara gittiniz, Ortalığı bomboş edip bırakıp Ölen dostlar, ne ettiniz siz ne ettiniz! Oh, acısını yaşamıştı Tanrım Yakınların mezarına varmaktan, Tan yüreği tan gibi açıp yürüdü Dostlardan sonra yalnız olup kalmaktan, Sizin gittiğiniz karanlığa şamdan-çırağı Olup yansın benim ulu hürmetim, Bütün dostlarım, azizlerim, sizden sonra Kalacakgünü Hûda bana vermesin!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir