ANASAYFA FOTO GALERİ VİDEOLAR DERNEKLERİMİZ KÖYLERİMİZ ZİYARETÇİ DEFTERİ ANKETLER İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

SAAT


Kafkasya Tarihi

Tarih 01 Şubat 2010, 22:04 Editör

Yazar: Dr. M. Aziz SÜTBAŞ


Kaynak :
Isam Halk (Journal "Al-Waha"-"Oasis", Amman, 1992., 51, p.10-15
Çeviri : M. Aziz SÜTBAŞ
 
Rus-Kafkas Savaşı 1763 - 21 Mayıs 1864
 
TAHLİYE
 
Kafkasyalıların tarihi vatanlarından zorla tahliyesine delil oluşturan birçok gerçek vardır, ancak bu ulusun İngiltere, Avusturya, Türkiye ve Rusya gibi büyük devletler karşısında nasıl mücadele edebildiğini sadece birkaç kişi bilmektedir. Bu güçlerden hiçbirisi, özellikle Ruslar tarafından Napolyon'un ordularına yol verilmesinden sonra Rusya'ya karşı açık bir risk alamazdı. Ancak kafkasyalılar, 200 yıldır iyi eğitimli ve zırhlı orduları ile Rusya İmparatorluğu'na direnebilecek kadar büyük bir ulus değildi.
 
Detaylara girmeden Kafkasyalıların politikaya dair hiçbir düşünceleri olmayan dağlı militan kabileler yığını olmadığını hatırlatacağım.
 
Böyle bir gerçek onu en iyi delil olarak ortaya koyabilir. 1839'da Kafkasyalılar tarafından yazılmış birkaç belge vardı. Onlardan birisi; bağımsızlık ilanı idi: "100.000 kadar iyi teçhizatlı Rus ordusu Kafakasyalılar ile savaştadır ve belki de yarın onlar sizi işgal edebilir. Şimdi onların Kafkas dağlarına ihtiyaçları var, yarın oradan geri inecekler sizin güzel yeşil ovalarınızı alacaklar. Şimdi bizim baki dağlarımız ve cesur yiğitlerimiz durmaktadır ve Türkiye, İran ve Hindistan'ı korumaktadır. Eğer bize yardım etmezseniz siz işgal edilecek ve yağmalanacaksınız.
Biz 4.000.000 kişiyiz, birçok boylara bölündük. Ancak anane ve geleneklerimize, baş ve yöntemlerimize sahibiz. Birleşik bir kanunumuz yok ancak bizim atalarımızın gelenekleri bizi herhangi bir modern ülkenin yaptığı kanundan daha iyi kontrol eder.
 
X. yy'da (913, 923, 954 ve 971'de) Sviatoslav komutasındaki Rus kuvvetleri birçok defa Kafkasya sınırlarına geldiler. Yaklaşık 55.000 insan bu kanlı çarpışmalarda öldü. Bununla beraber 1960'larda Rusya ve Kafkasya birleşebildi ve diğer bilinen düşman Hazarların karşısına çıkabildi.
 
XI. yy'da Redada ve Prens Mstislave arasındaki katliam gerçekleşti. Sonuçta 20.000 Kafkasyalı öldürüldü. Pratik olarak bu olaydan sonra Çerkezler ve Ruslar arasında uzun süren askeri faaliyetler başladı.
 
1772'de Büyük Peter ve Kafkasya Prensi Aslan Kaytouko kuvvetleri arasında ciddi çarpışmalar gerçekleşti. Rus kuvvetlerinin Kızlar kalesinde 10.000 askeri vardı. Savaş Dağıstan topraklarında oldu. Her iki taraftan birçok insan öldü ve sonunda Ruslar geri çekildi.
 
Aynı şekilde XVIII. yy'da Ruslar Kafkasya'yı iki parçaya bölmeye çalıştı (Mezdoğu yakını). Ve sadece anavatanlarını savunan Çerkezler ve Çeçenlerin cesareti onları mağlup etti.
 
1742'de Kafkasya'nın kuzey ve batısındaki topraklarda İslamiyet yayılamaya başladı. Rusya bu fırsatı kendi askeri faaliyetlerini açıklamak için Kafkasya ve Avrupa'nın Müslüman korkusu üzerine kullanmaya çalıştı.
 
Bu durum 1794'te Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasında Kafkasya'yı bağımsız bırakan Belgrad belgesi imzalanana kadar devam etti. Osmanlı ve Rus İmparatorluklarının Kafkasya'nın bağımsızlığının tanımasında anlaşmaya varmaları oldukça komik bir gerçektir. Ancak bu arada gerçek şudur ki, Kafkasyalılar onlara katılmadı.
 
ANA ASKERİ MUHAREBELER
 
1763-1777'te Mezdağ Kalesi yakınında askeri faaliyet başladı ve sonra Terek boyunca bütün toprakları içine aldı.
 
II. Ekaterine döneminde azalmadı, muhtemelen arttı. II. Ekaterine Kafkasya'ya 120.000 askerden oluşan bir kuvvet gönderdi. Savaş sırasında Kafkasyalılar 30.000 ölü kayıp verdi. 1774'te Osmanlı İmparatorluğu Kafkasyalılara yardım için bir ordu gönderdi, ancak çok geçti. Ruslar Koban ve Taman yarımadasını işgal etti. Türkler Kafkasya'nın ana yurdunu geri almayı bile denemeden boş döndü.
 
Bu dönemde Ruslar askeri faaliyetlerini sadece Kafkasya da değil, Avrupa'da da uyguladı.
 
Bunu fırsat bilen Kafkasyalılar Rus kuvvetlerine değişik yönlerden birkaç saldırı yaptı: Onlardan bir kısmı işgal edilen toprakları geri almaya çalıştı, diğer kısmı Kızlar ve Mezdağ'a saldırdı, üçüncü kısım Taman yarımadasındaki Rus kuvvetlerini yandan kuşatan askeri faaliyetler yaptılar. Bu askeri süreçte Ruslar 10.000 ölü kayıp verdiler.
 
1776'da Rus kuvvetleri Kafkasya'yı kuzeyden kuşatmak için Terek'e birkaç kale yaptı. Bu arada Kafkasyalılar 14.000 kişilik bir kuvvet topladı ve bir çok askeri de yakalayarak birkaç kaleyi geri aldı.
 
1793'te General Suvorov, Koban nehri üzerinde yaşayan Şapsuğ ve Bzeduğ topraklarını elinde tutan Nogay boylarını kontrol edebildi.
 
Kafkasya Ulusal Konseyi bu hareketine karşı Rusya'ya bir protesto notası verdi. Fazin, Kafkasya'nın lideri olarak seçildi. Oldukça popüler ve iyi bilinen II. Ekaterine onu kendi saflarına çekebilmek için birçok pahalı hediye gönderdi. Buna karşın Fazin şu sözlerle kabul etmedi: "Ben ulusum tarafından seçildim ve onun gelenek ve ananelerinin hakkını vermek zorundayım. Majestelerine özrümü iletiniz ama hediyeleri kabul edemem."
 
Bazıları Kafkasyalıların kötü politikacı olduğunu düşünür ancak aşağıdaki gerçekler aksini ispatlamaktadır.
 
1552'de Kafkasya Prensi Edar Temruk ve Rus Tsar Evan'ın Kafkasyalıların Türklere karşı faaliyetlerinde Rus ordusunun yardımını garanti eden dostluk anlaşmasını imzalamaları felaket oldu. Sonuçta Kafkasyalılar kendi tarafları için Kırım Tatarları ile olan anlaşmazlıkta Ruslara yardım etmek zorunda kaldı.
 
1567'de Kabartay Prensi Rusların Sunje nehri üzerindeki askeri kalelerine izin verdi.
 
1 Eylül 1739'da Rusya ve Türkiye, Büyük ve Küçük Kabardina ve Mezdoğu topraklarının bağımsızlığını ilan etti (Türkiye Devlet arşivleri bilgilerine göre).
 
14 Eylül 1829'da Türkiye Büyük Rusya'nın Kafkasya toprakları üzerindeki bütün haklarını kabul etti (Türkiye Devlet Arşivleri).
 
1808'de Petersburg'ta, temel amacı Kafkasyalıların Rusya'ya karşı bütün askeri faaliyetlerini terk etmelerini sağlamak ve egemenliğini kabul ettirmek üzere, mümkün olan her faaliyeti yapmak olan komisyon kuruldu. Komisyon aşağıdaki kararları aldı:
 
Kafkasya'yı tamamen silahlardan ve o zamana kadar olan askeri faaliyetlerden temizlemek için askeri güç kabul
 
Dağlık bölgeler askeri faaliyetlere oldukça elverişli olduğu ve ovalarda yaşamayla zamanla yeteneklerini kaybedeceklerinden, Kafkasyalıları dağlardan ovalara indirmek. Kafkasyalıların yerine Rusları ve Kazakları yerleştirerek yerli halkı çözmek.
 
Kafkasyalıları ana vatanlarından Türkiye'ye techir ettirmek (Bu konuda Türkiye ve Rusya arasında anlaşma yapıldı).
 
21 Mayıs 1864, Rusya-Kafkasya savaşının tamamlandığı tarihtir (Kafkasya halkının matem günü). Kafkasyalılar görüşmeler için delegeler gönderdi ancak bütün teşebbüslerin boşuna olduğu ispatlandı. Genel komisyon onlara şu duyuruyu yaptı: "Biz terk etmek isteyen Kafkasyalılara engel olmayacağımıza dair Türkiye ile anlaşma yaptık. Kalan herkes bizim göstereceğimiz yerlere taşınacaktır.
 
Haziran 1864'te Rusya'nın duyurusu: "Kafkasya'nın tüm yerleşimcileri evlerini terk etmek ve bir ay içinde göç etmek zorundadır, aksi taktirde vatan haini olarak görülecekler ve Sibirya'ya gönderileceklerdir." Kafkasya halkının trajedisinin başlangıcıydı.
 
Bu korkunç tarihten önce Kafkasyalıların Türkiye'ye göçlerine dair birçok olay vardı. 1860'ta ki, Türkiye göç servisinin bilgilerine göre şunlar açıktır:
 
1859'dan önce Kafkasya göçmeninin sayısı 450.000, ve 1859'da 300.000.
 
Büyük trajediden önce 1878 yılı komisyonu gerçeklerine göre:
1877 - 100.000 Abaza
1878 - 150.000 Bzeduğ
 
1864'ten 1865'e kadar olan dönemdeki Kafkasya tahliyesine göre değişik bilgiler vardır:
"Ghuaza" Gazetesi (1911) - 1.750.000 kişi
"Tarihte Kafkasyalılar" - 1.000.000'dan fazla
"Dağıstan ve Dağıstanlılar" - 1.000.000'dan fazla
Türkiye Ansiklopedisi 1.500.000
"Kuzey Kafkasya" Dergisi - 2.500.000
Dünya Sözlüğü - 1.000.000
İslam Ansiklopedisi - 1.500.000
"East" Dergisi (Avusturya, 1877) - 600.000 kişi (Türkiye'ye ulaşan)
"General Fadeev'in notları" - 600.000
"Dulari" Dergisi (Fransa) - 750.000
Jurasy (1863-1864) - 400.000 kişi (Türkiye'ye ulaşan)
"Truthful Stories" Dergisi (N 670) - 600.000
 
Tarihçi Biancotti aşağıdaki bilgiyi yayınladı:
Türkiye kıyılarına gemilerle 700.000 ila 1.200.000 kişilik bir sayıda Kafkasyalı ulaştığı kabul edilir.
1864'te 700.000 kişinin Türkiye'ye ulaştığını belirtmektedir (ölenlerin sayısını belirmekte).
1866'da 1.000.000 kişi Türkiye'ye gitti.
 
Tarihçi Bizzenj 1858'den 1866'ya kadar Türkiye kıyılarına gemilerle ulaşanların sayısının yaklaşık 490.000 kişi olduğunu belirtmektedir.
 
Türkiye Hükümeti Kafkasya göçmenlerinin 1866'daki kesin sayınını vermeyi kabul etmemektedir ancak 1.000.000 tahmin edilmektedir.
 
Wisconsin Üniversitesi (USA) Komisyonu Merkez Bilimsel Araştırmalar Üyesi Profesör Kamal Karpat "Türkiye arşivlerinden elde ettiğimiz araştırmalarda, 1859'den 1879'ye kadar 1.400.000 kişinin Kafkasya'dan tahliye edildiğini ve sadece 1.000.000 kişinin Türkiye'ye ulaştığını tesbit ettik."
 
Sadece geldiklerinde göçmenlerin % 20'si hastalıktan ve açlıktan öldü. Örneğin Mayıs 1864'te başka topraklardaki 4 aydan sonra 40.000 kişi öldü (Samsun, Türkiye), ve 1865'in sonlarına kadar Trabzon'da 53.000 kişi öldü.
 
Başka kaynaklardan 1877'de Trabzon'dan 19.000 genç Kafkasyalının, Balkan savaşına katılmak üzere askere alındığı bilinmektedir. Bu savaşta tamamından 30000 Kafkasyalı, Türk ordusunun bir parçasını oluşturdu.
 
1864'te biten Rusya Kafkasya savaşının sonunda 1.000.000 Kafkasyalı, Atayurdunu terketmek zorunda kaldı ve sadece beli bir gün geri dönebilme umudu ile Türkiye'ye gitti.
 
Birçok tarihçinin iddialarına göre bu sayının sadece yarısı Türkiye'ye ulaşabildi.
 
Sonuç olarak güncel istatistik gerçekleri işaret edeceğim. 1989'da SSCB'de:
Abazalar: - 32.482
Abazianlar: - 98.068
Çerkezler: Adige Cumhuriyeti'nde - 95.43 Kabartay - Balkar Cum. - 363.494 (Mezdoğu Çerkezleri dahil) Karaçay - Çerkez Cum. - 40.241
Diğer tüm Kafkasyalılarla birlikte Dünyada 45 ülkede dört milyon kişi yaşamaktadır.

Bu haber 2102 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

Akademik

Bozok Üniversitesinde Nogay Dili ile ilğili konferans

Bozok Üniversitesinde Nogay Dili ile ilğili konferans Mecit Aksu-Oguzhan Erbay

Türk Kültür Tarihinde Nevruz Bayramı

Türk Kültür Tarihinde Nevruz Bayramı Yazar: H. Murat ARABACI

Google Translate

GALERİ

ANKET

Yeni sitemiz sizce nasıl olmuş ???





Tüm Anketler

SAYAÇ

Aktif Ziyaretçi 1
Bugün Tekil1
Bugün Çoğul27
Toplam Tekil 60105
Toplam Çoğul217362
Ip 93.89.225.254

Tüm Hakları www.nogayturkleribulteni.org ve www.nogayturkleri.org aittir
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu